< < Ergenlik dönemindeki çocukların aşırı internet kullanımı derslerinde geriliğe yol açıp, ebeveynlerde endişe uyandırırken, Uzman Psikolog İpek Uçkan ise asıl işin ailedeki yetişkinlerde bittiği mesajını verdi - Kıbrıs Çocuk ve Ergen Psikiyatri ve Psikoterapi Merkezi

Ergenlik dönemindeki çocukların aşırı internet kullanımı derslerinde geriliğe yol açıp, ebeveynlerde endişe uyandırırken, Uzman Psikolog İpek Uçkan ise asıl işin ailedeki yetişkinlerde bittiği mesajını verdi

Ergenlik dönemindeki çocukların aşırı internet kullanımı derslerinde geriliğe yol açıp, ebeveynlerde endişe uyandırırken, Uzman Psikolog İpek Uçkan ise asıl işin ailedeki yetişkinlerde bittiği mesajını verdi

Son zamanlarda çocuklarda ve ergenlik dönemindeki bireylerde artan sanal oyun ve internet kullanımı göze batarken, özellikle öğrencilerin bu yüzden geri kalması ailelerini de endişelendiriyor.

   Gerek telefon, gerek bilgisayar, gerekse de tabletleri kullanarak oyun ve internet ortamında saatlerini harcayan çocukların durumundan endişelenen ebeveynler, bunun önüne nasıl geçeceklerini bilemiyor.

   Uzman Psikolog İpek Uçkan, yetişkinlerin ve model olacak sorumlu bireylerin çocuklara “engel olmak” yerine, çocukların sağlıklı bir şekilde internet kullanımı alışkanlığı geliştirmelerine destek olmalarını öneriyor.

   İnternetin yoğun ve erken dönemden itibaren kullanılmasına dair yapılan birçok bilimsel çalışmada beyin fonksiyonlarına zarar verdiğini, zihinsel gelişimi olumsuz etkileyerek tutum ve davranışlara da olumsuz yansıdığını belirten Uçkan, uzun vadede kişilik ve sosyal açından hem duygusal, hem de zihinsel sağlık açısından derin yaralar açtığını söyledi.

   Uçkan, “Bilgiye hızlı ulaşılabilir olmak, uzak mesafelerdeki yakınlarımızla rahatlıkla haberleşebilme, reklam, maddi kazanç gibi olumlu özelliklerinin yanı sıra özellikle 0-4 yaş dönemi küçük çocukların günlük yoğun telefon, tablet, televizyon kullanımlarının yarattığı olumsuz etkilerle gün geçtikçe klinik deneyimlerimizde çok sık karşılaşmaktayız” dedi.

Çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz?

   Günümüzde en sık karşılaşılan güçlüklerden birinin karşılıklı sosyal iletişimin yüzeysel ve yetersizliği olduğuna vurgu yapan Uçkan, duygularımızı tanıyıp ifade edebilme ve duygu düzenleme becerisinin yeterince oluşamamasının, öz-denetim, problem çözme, stresle baş edebilme becerilerinde yetersiz kaldığını ve bu durumlardan kaynaklanan sorunların arttığını belirtti.  

   Kitap okuma alışkanlığının olmaması, hedeflerin yetersiz kalması, olumsuz ebeveynlik tutumlarının benlik saygısının gelişmesine olumsuz yansıması, empati becerisinin körelmesine yol açabileceğini belirten Uçkan, bu durumun yüzeysel ve tatminsiz ilişkilerin artmasına, gittikçe yalnızlaşan, izole bir durum haline gelen toplumun ortaya çıkmasına yol açacak bir risk oluşturduğunu söyledi.

   Uçkan, çocuklar ve ergenlik çağındaki gençlerdeki aşırı sanal oyun ve internet kullanımı sorununa tam da bu noktada sosyal medya-internet kullanımına engel olmak yerine karşılıklı ilişkilerdeki sorunlarla yüzleşmek ve sorunun kaynağını iyi görmekte fayda olduğuna dikkat çekti.

   Uçkan, “yetişkinler olarak sosyal medya-internet kullanımındaki amacımız ve vaktimizin ne kadarını ayırdığımıza dair öz farkındalığınızla birlikte çocuğunuza model olabilirsiniz. Öncelikle zamanın ve zaman yönetiminin bireysel anlamda ne kadar değerli olduğunu vurgulamak, günlük sorumlulukların, hedeflerin nasıl odaklanıp planlayabileceklerine rehber olmak ve uygun model olmak ve bunu başarmaları çok önemlidir” dedi.

Şiddete eğilimli oyunlar çocuklarımızı nasıl etkiler?

   Özellikle ergenlik döneminin duygusal olarak hassas bir süreç olduğunu belirten Uçkan, ergenlik çağındaki çocukların bu süreçte bir birey olarak toplum ve daha küçük akran gruplarında bir yer kurmaya çalıştıklarını göz önünde bulundurmanın önemli olduğunu söyledi.

   Ergenlik yaşındaki çocukların değişen bedenlerine ve duygusal gelişimlerine karşı yaşadıkları adaptasyon sorunlarının kendilerine dair daha güvensiz, onaylanma ihtiyacı arayışı içinde olduklarını belirten Uçkan, bulunmayı merak ettikleri grubun/oyunun teşvik ettiği kendine zarar vermeye yönelik davranışları da deneme eğilimi gösterme riski taşıyabileceğini vurguladı.

   Öte yandan çocukların duygularını fark etmelerine ve hayır diyebilme becerilerine yardımcı olmak, sağlıklı benlik gelişimine destek olmanın önemli olduğuna dikkat çeken Uçkan, aşırı dijital uğraşla birlikte uyku, beslenme, göz ve daha bir çok fiziksel sorun, bağımlılığın gelişmesi, sosyal ve duygusal izolasyon, şiddete eğilim ve agresif davranışlar, bilişsel sorunlar ve beraberinde akademik sorunlar gibi birçok fiziksel, kişilerarası ilişkilerde ve duygusal-ruhsal sorunların ortaya çıkabileceğini söyledi.

Aileler hangi adımları atmalı?

   Gerekli durumda sınır koymanın çok önemli olduğunu vurgulayan Uçkan, sınır koymak ve denetimin karıştırılmaması gerektiğini belirtti.

   Uçkan, “Sınırların net olması çocuğun sağlıklı gelişiminin bir parçası olduğunu, bazı durumlarda ise tutarlı bir şekilde ‘hayır’ diyebilmenin net ve dürüst açıklama yapmak çocuğun yoksunluk, engellenmişlik, hayal kırıklığı ve üzüntü ile başa çıkmasına, sınırların varlığını kabul etmesine ve kendini güvenli bir ortamda tanıyabilmesine yardımcı olacaktır” dedi.

   Uçkan sözlerine şöyle devam etti:

   “Çocuklarımızı fiziksel aktivitelere yönlendirmek, evcil hayvanın bakımı (köpeği gezdirmek gibi), dans, tenis, yüzme vb. spor dalları, kitap okuma alışkanlığının kazandırılması, buna dair motivasyona odaklanmak, sanatsal aktiviteler, okul öncesi dönemden itibaren müzik, eğitici kitaplar, karşılıklı oyunlar ve yaşa uygun sorumluluklara (akademik başarı dışında) odaklanmak çocuğunuzun zihinsel, fiziksel ve duygusal gelişimine destek olurken dijital ortamlara bağ kurmasını sınırlandıracaktır.”

“Aileler çocuklarına uygun model olmalı”

   Bebeklik döneminin önemli alışkanlıkların kazanıldığı ilk ve en önemli dönem olduğunu söyleyen Uçkan, dolayısıyla uyku, beslenme gibi temel gereksinimlerin mümkün olduğunca internet, televizyon ve akıllı telefonlardan dayanak alınmadan, bu düzenlerin başarılmasının çocuklara sağlanabilecek en değerli fırsat olduğunu belirtti.

   Uçkan, ileriki çocukluk ve ergenlik dönemlerinde ise ebeveynlerin uygun model olması, birlikte düzenlenecek temelin net ve herkesi kapsayacak ev içi kuralların belirlenmesinin önemli olduğunu söyledi.

   Uçkan sözlerine şöyle devam etti:

   “Çocuğun hayatındaki tüm sorumluluklar ele alınarak günlük planlarının yapılması, tek meselenin internet olmadığını hissettirerek, yasaklayıcı tutumdan uzak bir yol izlenmesi, bu problemin daha sağlıklı çözülmesine yardımcı olacaktır.

   Diğer dikkat edilmesi gereken diğer önemli durumlar ise; mesajlaşmalar yanlış anlaşılmaya açıktır, ses tonunuzun duyulabileceği şekilde, empati kurarak iletişim kurmak, sizden uzakta olan çocuğunuzla olası yanlış anlaşılmaların önüne geçmenize yardımcı olacaktır.

   Çocuğunuzun davranışlarında olumlu tutum ve davranışlarını fark etmek ve taktir etmek, gerektiğinde teşekkür etmek, gülümseyerek memnun kaldığınızı yansıtmanız bu davranışın pekiştirilmesinde ve sağlıklı iletişimin sürdürülmesinde çok basit, kolay ve bir o kadar da değerli olacaktır.

   Son olarak, sakin kalmak, uygun bir zamanda durumu yalnızken göz teması kurarak konuşmak onu ne kadar önemsediğinizi hissettirecek, güven duyacak ve onun da size saygı duymasını sağlayacaktır. Yani kısacası, çocuğunuzun nasıl davranmasını istiyorsanız tıpkı bir ayna gibi kendinizi yansıtabilirsiniz.”

Bu sitede yer alan tüm yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve / veya tedavi amaçlı kullanılamaz.

Kıbrıs Çocuk Ergen Psikiyatri

Kıbrıs Psikolog ve Psikoterapi Merkezi

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Kıbrıs, Psikiyatri, Çocuk ve Ergen

Psikolog

<

Psikoterapi merkezi

Kıbrıs çocuk psikoloğu

Ergen psikoloğu

Kıbrıs oyun terapisi

kıbrıs çocuk ergen psikoterapisi

kıbrıs çocuk ergen psikoloğu

Aile danışmanlığı

Lefkoşa Psikolog

Lefkoşa çocuk ergen psikiyatri

kktc psikolog

kktc çocuk ergen psikiyatri

kktc çocuk ergen psikolog

kktc oyun terapisi

lefkoşa psikiyatri

lefkoşa psikolog